00 pandoroma ders 2

SAVAŞA İZİN VERİLMESİ, İLK SERİYYE VE GAZVELER:

Peygamberimiz Medine etrafında bulunan kuzeyde Cüheyne, güneyde ise Damra, Gifar ve Müdlic gibi kabilelerle askeri ittifaklar arama girişiminde bulunmuş; böylece çevresini dostlarla kuşatıp , düşman şehir durumundaki Mekke’den gelebilecek tehlikeleri savuşturmak istemiştir.

Eslemliler Medine dışından göç eden Müslüman toplulukları Medine bölgesinde günden güne artarak çoğalmışlar ve doğal olarak kabile ve akrabalık ilişkilerine göre örgütlenmişlerdir.

Resulullah Mekke’ye geldiği zaman Mekke’nin en önemli 2 başkanı olan: Ebu Süfyan ve Übey b Halef, Ensar’a tehdit edici mektup yazmışlar ve Ensar’dan ret cevabı alınca da bu sefer. Medine’deki peygamber düşmanları olan Abdullah b Übey ve yandaşlarına mektup gönderdiler.  Bundan da umduklarını bulamayan müşrikler bu kez Yahudilerle entrikalar çevirmeye başlamışlardır.

İSLAMİYET VE SAVAŞ

İslam’ın Mekke döneminde 13 sene İslam’a , onu getiren elçiye ve müslümanlara düşmanlık eden, işkence yapan ve şiddet uygulayanlara aynı yolla karşılık verilmemiş ve onlardan intikam alma yoluna gidilmemiştir.

Medine döneminde ise Hz Peygamber sav savaşmak zorunda kalmıştır. Çünkü Müslümanların can, mal, namuslarını korumaları için savaşa izin verilmiştir.

HZ PEYGAMBER’İN MEKKE MÜŞRİKLERİYLE MÜCADELESİNDE YENİ BİR YÖNTEM:

Hz Peygamber hicretten 7 ay sonra Medine’nin batısından geçen ve kuzeye giden Mekke ticaret kervanlarını rahatsız etmeye başladı. Bu yolun Mekke kervanlarına kapatılması Mekke ekonomisini ciddi amnada etkileyecek ve ileriki zamanlarda düşmanı zayıflatacaktı.

Hz Peygamber Medine’nin batısında, Yenbu’ bölgesi yakınlarında oturan kabilelerle ittifak antlaşmaları yaptı. Bu bölgede Mekke’lilerin sık sık geçtikleri yollar bulunmaktadır.

Hicretin 2. yılında gerçekleşen Bedir Savaşından sonra Mekkeliler artık bu kestirme kervan yolunu kullanamz oldular. Bir alternatif yol olan Medine’nin doğusundan Necid bölgesinden geçen yol da kullanılamaz oldu. Mekkelileri bu durum sıkıntıya soktu.

Düşmana zarar vermek amacıyla güney ticaret yollarına da küçükaskeri birlikler sevk edildi. Bu maçla Abdullah b Cahş komutasında düzenlenen askeri birlik, Taif yakınlarındaki Nahle bölgesine gitti ve buradan geçen Mekke kervanlarını vurdu.

BEDİR ÖNCESİ SERİYYE VE GAZVELER

**Hz Peygamber’in katıldığı bütün seferlere gazve , onun bizzat katılmadığı, bir sahabinin kumandası altında gönderdiği askeri birliklere ise seriyye adı verilir. İslam tarihçilerine göre Hz Peygamber2in emir ve kumandasında 27 gazve gerçekleşmiştir. Seriyyelerin konusunda ise 35 ila 66 arasında değişen farklı görüşler vardır.

Büyük Bedir Gazvesinden önce dört gazve ve dört seriyye tertiplendi. Bunlardan Batn-ı Nahle Seriyyesi hariç diğerlerinde baskın yapılmadığı gibi çarpışma da meydana gelmedi.

Birer ay arayla meydana gelen ilk üç seriye şunlardır:

1-Hicretin 1. yılı ramazan ayında (Mart 623), yani hicretten yedi ay sonra Hz Hamza kumandasında yapılan S’ıfübahr seferi.

2-Yine aynı yılın şevval ayımda Ubeyde b Haris’in komutasında bir süvari birliği tarafından gerçekleştirilen Râbiğ seferi.

3- Bundan bir ay sonra Zilkade ayında Sa’d b Ebû Vakkâs başkanlığında düzenlenen Harrar seferidir. Bu ve daha sonraki askeri seferlerde müslümanlar sadece o sıralarda savaş halinde oldukları Mekkelilere ait kervanlara saldırı düzenlemişler, diğer gayri Müslim topluluklara ilişmemişlerdir.

Bu seriyyelerden sonra Hz Peygamber’in aynı bölgeye yaptığı gazveleri görmekteyiz. Bu onun Mekkelilerin can damarlarından biri sayılan bölgeden yani Medine ile Kızıldeniz arasından geçen ve kuzeye ulaşımı en kolay sağlayan kervan yolunu denetim altına almak niyetinde olduğunu göstermektedir.

 

Bedir Savaşı’ndan önce tertiplenen gazveler: Ebva, Buvat, Bedru’l-Ûla ve Zü’l-Uşeyre’dir. Hicretin ikinci senesinin sefer ayında ilk askeri seferi olan Ebva gazvesinde Hz Peygamber Veddan’a geldi ve Damre oğullarıyla karşılıklı saldırmazlık ve birbiri aleyhine bir üçüncü tarafa yardım etmemek üzere antlaşma yaparak onların tarafsız kalmalarını sağladı.

Hz Peygamber, Ebva gavesinden birkaç hafta sonra rebiulevvel ayında tekrar aynı bölgeye bu defa Cüheyne kabilesinin yaşadığı Buvat yöresine bir gazve gerçekleştirdi.

Buvat gazvesinden birkaç gün sonra Fihr kabilesinden Kürz b Cabir’in yönetiminde Mekkeli küçük bir grup Medine’nin dış mahallelerine saldırarak burayı yağmaladı ve halkını kılıçtan geçirdi. Hz Peygamber saldırganları birkaç gün takip etti ve Bedir yakınlarına kadar gittiyse de bir sonuç alamadı.

Hz Peygamber Kürz’ü takipten döndükten birkaç hafta sonra cemaziyevvel ayında Mekkeli büyük bir kervan Suriye’ye doğru hareket etti. Rasulullah, derhal güney-batıdaki kıyı bölgesine doğru yola çıktı. Kervanı yakalama imkanı olmadı ama Müdlic kabilesi ile bir antlaşma yapıldı.

Kureyş kabilesi ile çıkacak bir savaşta Müslümanların başarılı olması için hangi adımları atmak gerekiyorsa o adımları hızla atan Hz Peygamber, düşmanın ticaret için kullandığı en önemli yol üzerindeki kabile ve coğrafyayı yakından tanıyıp hatta bazı kabilelerle antlaşmalar imzalayarak hazırlık yaptı.

Hicretin 2. yılı recep ayında Abdullah b Cahş komutasında bir birliği, adeta düşmanın nabız atışlarını ölçmek anlamına gelecek tarzda Mekke yakınlarına gönderdi. Birlik yola çıktı ve Hz Peygamber’in kendilerine verdiği mektubu 2 gün yürüdükten sonra açtılar. Mektuptan, Mekke ile Taif arasında bulunan Nahle’ye gideceklerini ve Kureyş’i gözetleyip onların haberlerini toplayacaklarını öğrendiler. Abdullah b Cahş, arkadaşlarıyla orada beklerken, Taif’ten dönmekte olan İbnü’l-Hadrami başkanlığındaki dört kişilik Kureyş kervanına rastladılar. Savaşın yasaklandığı haram aylarından Receb ayının son günüydü. Abdullah b Cahş ve arkadaşları bir müddet tereddüt ettiler. Ancak daha sonra şaban ayının 1’i olmuştur diyerek kervan başkanı Amr b el-Hadrami’yi öldürüp diğer iki kişiyi de esir ettiler. Dördüncü şahıs ise kaçtı.

Seriyye mensupları Medine’ye geldiklerinde Hz Peygamber 2 esiri hapsetti. Ancak kendisine ayrılan ganimeti almadı; savaşmayı emretmediğini hatırlatarak onları azarladı. Abdullah b Cahş ve arkadaşları çok üzüldüler. Bu arada Kureyş müşrikleri “Muhammed ve arkadaşları haram ayı helal hale getirdiler; haram ayda kan döktüler, kervanın mallarını aldılar ve adamları esir ettiler” diyerek müslümanları itham etmeye başladılar. Bir süresonra Bakara Suresinin 217. ayeti kerimesi nazil olarak durumu aydınlattı. Hz Peygamber de kendi hissesine ayrılan ganimeti aldı. Esirlerden Hakem b Keysan İslamiyet’i kabul edip Medine’de kalırken, Osman b Abdullah Mekke’ye döndü. Bu seriyyeden yaklaşık bir buçuk ay kadar sonra Bedir Savaşı meydana gelmiştir.

BEDİR SAVAŞI VE SONUÇLARI

by pandoroma