00 ders pandoroma

MESCİD-İ NEBEVİ’NİN YAPIMI:

Mescid’in temelleri taştan, daha yukarılar kerpiçten yapıldı. Mescid’in yapımında başta Hz Peygamber olmak üzere muhacirler ve ensar fiili olarak çalıştılar. Mescid-i Nebevi’nin arkasına Suffe yapılmıştır. Resulullah, Medine dışına gönderilecek heyetleri oluştururken Suffe’de kalanlardan faydalanıyordu. Hz Peygamber, Mescid’in hemen bitişiğine yapılan evine taşındı.

Mescid-i Nebevi, cuma namazını ve beş vakit namazı cemaatle kılmak için Müslümanların toplandığı ve topluca ibadet ettiği mekandı.

Mescid-i Nebevi aynı zamanda askeri işlerin görüldüğü bir mekan olarak da kullanılıyordu.

Savaşta yaralanan askerlerin, mescidde kurulan bir çadırda tedavi edildikleri olurdu. Nitekim Hendek Savaşı’nda yaralanan Sa’d b Muaz, Eslem kabilesinden Rufeyde adındaki kadının Mescid’deki çadırında tedavi edilmiştir. Böylece Mescid-i Nebevi’nin hapishane, hastane ve elçilerin kabul yeri olarak kullanıldığı görülmektedir. Hz Peygamber , elçileri Mescid’de “Elçiler Sütunu” (Üstüvânetü’l- Vüfûd) adını taşıyan bir direğin önünde kabul ederdi.

MEDİNE BELGESİ:

Peygamberimiz Medine’deki tüm guplardan oluşan ve belli ilkeler etrafında toplanmış yeni bir toplum oluşturmak için önemli bir adım atmıştır.

Medine’de yaşayanlar durumu müzakere etmek üzere Enes b Malik’in evinde bir toplantı yaptı. Bu toplantıya katılanlar Medine toplumunu yeniden düzenleyen bir yapıyı oluşturmaya karar verdiler. Buna göre Medine’de yaşayanların birbirleriyle ve yabancılarla ilişkilerini, idari ve adli yapılarını, dertlerin sahip oldukları din ve vicdan hürriyetini, haklarını sorumluluklarını belirli esaslara bağlayan bir metin hazırladılar.

Araştırmacılar tarafından 47 veya 52 madde olarak düzenlenen bu metin, “Kitab”, “Sahife” ve “Müvadea”, yani sulh anlaşmasını adını taşıyan bu belge, zamanımızda Medine Anayasası, Medine Vesikası, Medine Belgesi ve Medine Sözleşmesi gibi isimlerle adlandırılmaktadır. Belgye göre bir savaş çıkması durumunda Müslümanlarla Yahudiler ittifak oluşturacaktır.

Hz Peygamber ve Müslümanlar Medine Belgesinin muhtevasına aykırı davranmadılar. Yahudiler, veikanın şartlarına aykırı davrandıkları her seferinde Hz Peygamber sav tarafından uyarıldılar. Ancak Yahudilerin vefasız davranmaları , Kureyş’i tahrip etmeleri, hileleri, Evs ve Hazrec arasını bozmaya çalışmaları, Hz Peygamber’e suikast tertiplemeleri gibi davranışları sebebiyle önce onlardan Kaynuka, sonra Nadir grypları şehirden sürgün edilmiştir. Ardından antlaşmayı bozup Müslümanlar aleyhine müşriklerle işbirliği yapan Kurayza ortadan kaldırıldı.

MEDİNE DÖNEMİ BAŞLARINDA BAZI ÖNEMLİ GELİŞMELER:

Hicretin birinci yılında Cuma Namazı farz kılınmıştır. Hz Peygamber Medine’ye hicret ettiği sırada  beş vakit namaz kılınıyordu. Ancak bütün namazlar ikişer rekat idi. Hz Peygamber’in Medine’ye hicretinden bir ay sonra, mukim iken kılınan öğle, ikindi, ve yatsı namazları dört rekata çıkarıldı. Hicretin ikinci yılı şaban ayında ramazan orucu farz kılındı. Aynı yılın ramazan bayramından bir iki gün önce Hz Peygamber fıtır sadakası ile ilgili hükümleri açıkladı. Şevval ayının girmesiyle birlikte bayram namazı kıldırdı. Zilhicce ayının 10. günü de kurban bayramı namazı kılındı. Hicretin ikinci yılında Ramazan ayından sonra ise zekat farz kılındı.

Hicretin birinci ya da ikinci yılında namaz için ezan tebit edilmiştir. Namaz Mekke döneminde farz kılındığı halde, Medine’ye hicret edinceye kadar namaz vakitlerini bildirmek için bir yol düşünülmemişti.Zaten Mekke’de ortam da buna müsait değildi. Medine Döneminde Müslümanlar başlangıçta bir araya toplanıp namaz vaktinin gelmesini beklerlerdi. Bir müddet namaz vakitlerinde sokaklarda “Namaz! Namaz!” (es- Salah, es- Salah) şeklinde çağrıda bulunuldu. Ancak namaz vaktinin geldiğini duyurmak için daha etkili bir ilana ihtiyaç vardı. Bu konuda çeşitli fikirler ileriye sürüldü. Ancak hiçbiri beğenilmedi. Bu sırada sahabeden Abdullah b Zeyd b Sa’lebe2ye rüyasında ezan öğretilmiş ve o da ertesi gün Hz Peygamber’e gelerek durumu anlatmıştı. Hz Peygamber “Bu sadık bir rüyadır” diyerek Bilal-i Habeşi’ye ezan cümlelerini öğretti. Bilal-i Habeşi de Neccar oğullarına ait yüksek bir evin damına çıkarak ilk olarak sabah ezanını okudu. Daha sonra Mescid-i Nebevi’nin arka tarafına ezan okumak için özel bir yer yapıldı.

Hz Peygamber’in emriyle nüfus sayımı yapıldığı ve sayım sonucunda Müslümanların sayısının 1500 olduğu kabul edilmektedir.

Hicretten sonra ilk zamanlarda yapılan önemli işlerden biri de Medine sınırlarının belirlenmesidir. Medine Bölgesinde Yesrib vadisi harem bölge ilan edildi. Hz Peygamber bu görevi Hazrec kabilesinden Ka’b b Malik’e vermiş, o da Medine çevresinde bazı yerlere işaret koyarak bu görevi yerine getirmiştir.

Hz Peygamber Medine Pazar yerini belirledi ve Müslümanlar artık orada rahatça alışveriş yaptılar.

SAVAŞA İZİN VERİLMESİ, İLK SERİYYE VE GAZVELER

by pandoroma