00 pandoroma 4

 

4.ÜNİTE

İSLAM’IN MEDİNE DÖNEMİ 1:HUDEYBİYE’YE KADAR

Hz. Muhammed sav’in Peygamberliğinin ve hayatının son 10 senesi Medine’de geçmiştir. Bu yeni dönem Hudeybiye barış antlaşmasına kadar hemen hemen aynı özellikler taşır.

Hz Peygamber’in hicreti sebebiyle Yesrib, Medinetü’n -Nebi, yani Peygamber Şehri, Mekke’den gelenler muhacirin(hicret edenler), onlara kucak açan Medineliler ise Ensar(yardımcılar) adını almıştır.

Hz Peygamber Hz Ebu Bekir’le birlikte Kubâ’ya geldiğinde bir müddet burada kaldı bu esnada meşhur Kubâ Mescidi’ni yaptırdı. Hazreti Peygamber, Kubâ’dan Medine içlerine doğru Rânunâ vadisinde ilerlerken Cuma vakti geldiği zaman Salim b Avf oğulları topraklarında Cuma namazını yaklaşık 100 kişi ile kıldı. Yoluna devam eden Hz Peygamber, Medine’de devesinin çöktüğü yeri mescid yaptırmak üzere sahiplerinden satın aldı. Mescide bitişik bir ev yapılıncaya kadar  Hz Peygamber , Ebû Eyyûb el-Ensârî’nin (Halid b Zeyd) evinde misafir olarak kaldı.

MEDİNE’NİN SOSYAL VE SİYASİ YAPISI

**Yesrib adı fesat anlamına gelen bir kökten geldiği için Hz Peygamber hicretten sonra buraya hoş ve güzel anlamına gelen Tabe veya Taybe adlarını vermiştir.

Hicretten önce Yesrib’de Benî Kurayza, Benî Kaynuka ve Benî Nadir kabilelerinden oluşan Yahudiler, Güney Arabistan kökenli Arab kabilelerinden Evs ve Hazrec bulunuyordu.

Evs ve Hazrec’in , Abdullah b Übey’i ortak bir başkan olarak seçme teşebbüsleri Hz Peygamber’in hicretiyle sonuçsuz kaldı. Bu iki kabile akraba olmasına rağmen 120 yıl gibi uzun bir müddet savaşmışlardır.

Dini açıdan Yahudilikten başka putperestlik yaygındı. Müşelle’de sahilde bulunan Menat adlı puta tapılıyordu.

 

TOPLUMUN TEŞKİLATLANDIRILMASI

MUHACİRLERLE ENSARLARIN KARDEŞ YAPILMASI (MUÂHÂT)

Hz Peygamber Hicretten hemen sonra tüm mal varlıklarını Mekke’de bırakıp gelen muhacirlerin her birini Evs veyaz Hazrec kabilesinden bir müslümanla kardeş ilan etti. Medineli Müslümanlar muhacirleri öz kardeşleri gibi kabul edip ellerindeki imkanları onlarla paylaştılar. Karşılıklı kardeşlik ( Muâhât) ilişkisi içerisinde her ikisi de birlikte çalışıp kazançlarını bölüşeceklerdi. Esasen Müslüman olan herkes birbirinin din kardeşidir.

Askeri seferler sırasında bu ahdî kardeşlerden biri orduya alınınca, diğeri geride kalarak iki ailenin işlerini üstleniyordu. Ya da kardeşlerden biri çalışmaya giderken diğeri Hz Peygamberi izliyor ve kardeşine olup bitenleri aktarıyordu. Birbirini kardeş kabul etme ve kardeşliğin gereğini yerine getirme Muhacirler ile Ensar’ı birbirine daha da yakınlaştırdı.

MESCİD-İ NEBEVİ’NİN YAPIMI

by pandoroma