00 HİCRET

 

Müslümanların Medine’ye hicretleri İkinci Akabe biatından kısa bir süre sonra başladı. Bazen yalnız bazen gruplar halinde , kimi zaman gizlice kimi zaman da açıkça ve meydan okuyarak hicret edildi.

Hz Peygamber’in hicretinden Mekke Fethine kadar hicret, hak-batıl mücadelesinde taraf olmanın en önemli göstergesi olarak değerlendirildi.

İmkan bulan Mekke’deki Müslümanların hemen hepsi Hz Peygamber’den önce hicret ettiler. Bunun istisnalarındn biri Hz Ebu Bekir’dir. Hz Ebu Bekir, daha önce Habeşistan’a hicret girişiminde bulunmuş; ancak İbnü’d-Duğunne tarafından yoldan çevrilmiş ve onun koruması altında Mekke’ye geri dönmüştü. Bir süre sonra Mekkeliler, İbdü’d-Duğunne’den sesinin duyulmasından rahatsız oldukları için Ebu Bekir’in evinde yüksek sesle ibadet etmesini engellemek istediler. İbnü’d-Duğunne Mekkelilerin isteklerin Ebu Bekir’e iletince onun korumasından çıkarak Allah’ın korumasına sığındığını ilan etti. Medine’ye hicret imkanı ortaya çıkınca Ebû Bekir hicret etme arzusunu Hz Peygamber’e birkaç kez iletti. Ama Hz Peygamber her seferinde Allah’ın ona bir yol arkadaşı verebileceğini söyleyerek, kendi hicretini ima etmek suretiyle hicretine engel oldu.

Medine’ye ilk hicret eden kişi Mahzûmoğullarından Ebû Seleme’dir. Ebu Seleme’nin Akabe biatlarından yaklaşık bir yıl önce hicret ettiği nakledilir. Ebu Sleme, eşi Ümmü Seleme ve küçük yaştaki oğluyla yola çıktı; ancak amcazadeleri olan hanımının kardeşleri, eşini götürmesine izin vermeyince kendi kardeşleri de küçük oğlunu annesinden ayırdılar. Bu ayrılık bir yıl kadar sürdü; daha sonra Ümmü Seleme’nin durumuna acıyan akrabaları, kocasının yanına gitmesine izin verdiler. Bunun üzerine küçük çocuğunu da yanına alan ÜmmüSeleme , Medine’ye gitmek üzere yola koyuldu. Bir süre tek başına yolculuk yaptı. Yolda karşılaştığı Abdüddaroğullarından -henüz müslüman olmamış- Osman b Talha’nın refakatiyle kocasının yanına gitti.

Müslümanların çoğu birbirleriyle anlaşarak gizli bir şekilde Medine’ye gitmek üzere yola koyulurken Hz Ömer Kabe’ye giderek meydan okuyup bir grup akrabası ve arkadaşıyla yola çıktı. Müşrikler, Hz Ömer’in meydan okumasına karşılık vermediler.

Medine’ye daha zor şartlar altında hicret etmek zorunda kalan Müslümanlar da vardı. Mekke’ye köle olarak getirilip Abdullah b Cüd’an tarafından azad edilen Suheyb b Sinan er- Rûmî hicret etmek isteyince Mekkeliler tarafından engellendi. Maddi durumu iyi olan Suheyb’e malını Mekke’de kazandığını , o malları bırakmadan hicretine izin vermeyeceklerini söylediler. O da bütün mallarını onlara bırakarak hicret etti.

Süheyl b Amr’ın oğlu Abdullah’ın hicreti ise epey maceralı oldu. Daha önce Habeşistan’a hicret eden Abdullah, bir süre sonra Mekke’ye döndü. Babası onu hapsederek hicretine engel oldu. Hapisten kurtulabilmek için atalarının dinine döndüğünü söyleyince babası onu hapisten çıkardı. Daha sonra da Bedir Savaşına beraberinde götürdü. Bedir’de Müslümanlarla müşrikler karşı karşıya geldiklerinde Abdullah savaş başlamadan bir fırsatını bulupMüslümanların tarafına geçerek hhicret edebildi.

Hicret eden Müslümanlar, Mekke’den ayrılırken yanlarında alabildikleri dışında, taşınır ve taşınmaz bütün mallarını kaybettiler. Müşrik akrabaları bu mallara el koydular. Müslümanlar büyük sıkıntıları göğüsleyerek hicret ediyorlardı; ancak onları daha başka sıkıntılar bekliyordu. Çünkü hicret ettikleri yerdehayatlarını bir ölçüde kolaylaştıracak olan maddi imkanlarını Mekke’de bırakmak zorunda kalıyorlardı. Bu durum müslümanların bir süre maddi sıkıntı çekmelerine neden olacaktır.

by pandoroma