000

 

3.ÜNİTE

İSLAM’IN MEKKE DÖNEMİ

HZ. MUHAMMED(SAV)’İN PEYGAMBERLİĞİNİN BAŞLAMASI:

Elçilik göreviyle görevlendirilmeden önceki yıllarda Hz Muhammed sav’in davranışlarında bazı değişikler yaşandı, yalnız kalmaktan hoşlanıyor, Ramazan ayında Hira dağındaki mağaraya giderek düşüncelere dalıyordu.

İlk vahiy tecrübesinden önceki aylarda, “sadık rüyalar, yani takip eden günlerde gerçekleşen rüyalar görmeye başladı. Zaman zaman “Allah’ın selamı üzerine olsun Ey Allah’ın elçisi” şeklinde sesler duyuyordu. Yaşadığı gariplikleri eşi Hz. Hatice’ye de anlattı ve cinlerin etkisinde kalmaktan korktuğunu söyledi.

İLK VAHİY:

Allah’ın Resûlü, vahiy tecrübesiyle 40 yaşında karşılaştı. 27 Ramazan (610) Hira mağarasında yalnızken kendisine daha önce görmediği bir varlık göründü. Gördüğü görüntü karşısında dehşete kapıldı.

Karşısına çıkan varlık Cebrail isimli vahiy meleğiydi. Hz. Muhammed’e “Oku” emrini verdi. Hz Muhammed sav, “Ben okuma bilmem.” diye cevap verdi. Cebrail onu tutarak sıktı, sonra yere bırakıp “Oku!” dedi. Bu konuşma birkaç defa tekrar etti. Sonra Hz. Muhammed sav meleğe “Ne okuyayım?” diye sordu. Bunun üzerine Hz Cebrail şu ayetleri bildirdi:

“Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı yapışkan bir sıvıdan yarattı. Oku! Senin Rabbin en cömert olandır. O, kalemle yazmayı öğretendir, insana bilmediğini öğretendir.” [Alak suresinin ilk beş ayeti]

Hz Peygamber gördüğü manzara karşısında korkuya kapılarak hemen oradan uzaklaşıp evine gitti ve üzerinin örtülmesini istedi. Uyandığında gördüklerini eşi Hz Hatice’ye anlattı. Hz Hatice, gördüklerinin kötü bir şey olamayacağını söyleyerek onu teskin etmeye çalıştı. Eşini çok iyi tanıyordu. Onun gibi iyi niyetli, dürüst, çevresine yardım eden bir insanın yaşadıklarının basit olaylar olmadığından emindi. Ancak kocasının anlattıklarına bir anlam da veremiyordu. Zira peygamberlik hakkında bilgisi yoktu.

HZ PEYGAMBER’İN VARAKA B NEVFEL İLE GÖRÜŞMESİ

Hz Hatice, Hz Peygamber’in anlattıkları hususunda görüşüne başvurmak için amcasının oğlu Varaka b Nevfel ile görüştü. Varaka, yaşı epey ilerlemiş; Kitab-ı Mukaddes’i bilen bir Hristiyandı.

Hz Hatice’nin anlattıklarını dinleyen Varaka, söyledikleri doğru ise Hz Muhammed’e görünen varlığın Musa2ya da gelen Cebrail isimli melek olduğunu ve bu ümmetin peygamberi olacağını söyledi.

Takip eden günlerde Hz Muhammed sav Kabe’yi tavaf ederken Varaka b Nevfel ile karşılaştı. Varaka, duyduklarını Hz Peygamber’e sordu. Hz Peygamber sav yaşadıklarını ona anlatınca Varaka, “Sana Musa Peygamber’e de gelen melek geldi. Yalanlanacaksın, eziyete maruz kalacaksın ve yurdundan çıkarılacaksın. Üstelik sana savaş açılacak. Eğer o günlere yetişirsem Allah’ın dinine yardım edeceğim.” dedi.

VAHYİN BİR SÜRELİĞİNE KESİLMESİ:

Hz Peygamber Hira dağındaki mağarada gördüğü varlığı merak ediyor; sabırsızlıkla onu görmek istiyordu. Fakat uzun süre geçmesine rağmen vahiy gelmiyordu. Bir süre sonra Cebrail as ona Duha sûresini getirerek üzüntüsünü giderdi.

GİZLİ DAVET DÖNEMİ VE İLK MÜSLÜMANLAR:

Vahiy gelince(Müddesir 1-5) peygamberimiz çevresindeki insanlardan başlayarak tebliğe başladı. Bu dönemde insanları Allah’ın birliğine inanmaya ve O’ndan başka varlıklara ibadet etmemeye çağırdı. Önce aile bireylerini, samimiyetlerine güvendiği bazı akrabalarını ve dostlarını İslam’a davet etti.

Peygamberimizin çağrısı yakın çevresinde yankı buldu. Yaklaşık üç yıl süren bu dönemde Hz Hatice, Hz Peygamber’in kızları Zeynep, Rukkiye ve Ümmü Külsûm, Hz Ebu Bekir, Hz Ali, Zeyd b Harise, Osman b Affan, Zübeyr b Avvam, Abdurrahman b Avf, Talha b Ubeydullah, Sa’d b Ebu Vakkas, Osman b Mez’ûn, Said b Zeyd, Ayyaş b Ebû Rebîa ve hanımı Esma bint Selâme, Ebû Ubeydeb Cerrah, Erkam b Ebü’l-Erkam, Ebû Seleme, Ca’fer b Ebû Talib ve Ubeyde b Haris müslüman oldular.

Gizli tebliğ döneminde Hz Peygamber Müslümanlarla dikkat çekmeyecek yerlerde ve Erkam b Ebü’l-Erkam’ın evinde bir araya gelip sohbet etme imkanı buluyordu. Erkam’ın evi peygamberliğin 6. yılında Hz Ömer’in Müslüman olmasına kadar önemli bir fonksiyon icra etmiştir. Hz Ömer Müslüman olduktan sonra Müslümanlar namazlarını Kabe’de kılmaya başladılar.

İSLAM’A AÇIK DAVETİN BAŞLAMASI:

Açık davet emri geldiğinde peygamberimiz davete yine önce akrabalarından başladı…

İlkinde bir yemek verdi fakat yemeğin sonunda konuşmaya fırsat bulamadan insanlar dağıldı. İkinci konuşmasında ise Ebu Leheb, akrabaların dine girmelerini engelledi, fakat peygamberimizin amcası Ebu Talib ölünceye kadar Hz Peygamber’i korumuştur. Üçüncüsünde ise Safa tepesine çıkarak Kureyş boylarının isimlerini sayarak davette bulundu.Hz Peygamberin çağrısı daha çok gençlerden ve zayıflardan karşılık buldu. Kureyş kabilesine bağlı boyların liderleri Hz Muhammed’in tepliğini kabul etmediler.

MÜŞRİKLERİN YENİ DİNE TEPKİLERİ:

Peygamber sav’in 13 yıllık tebliğ faliyeti sırasında kabile liderlerinden getirdiği mesajı kabul eden olmadı. Kabile liderleri bununla da yetinmeyerek bir taraftan peygamberimizin tebliğ yapmsaını engelleyerek , İslam’a girenlere baskı yaptılar.

Ebu Talib’den yeğenine müdahale etmesini istediler, olmadı. Hz. Peygamberle konuştular, olmadı. Ebu Cehil, Eby Leheb, Ümeyye b Halef, Nadr b el-Haris gibileri peygamberimizi karalamaya ve saldırgan bir tutum sergilediler, olmadı.

Müşrikler, Hz Peygamber’e doğrudan saldırıda bulunmayı göze alamıyorlardı. Çünkü fiili bir saldırıda bulunmaları halinde Haşimoğulları’nın tepkisiyle karşılaşıcaklarını biliyorlardı. Bununla birlikte birkaç kez sözlü ve fiili saldırıya da maruz kaldı. Nübüvvetin 6.yılında Hz Hamza , Ebu Cehil’in  Hz Peygamber’e hakaret etmesi üzerine Müslüman oldu.

Saldırılar daha çok zayıf Müslümanlara, kölelere ya da -aileleri tarafından- genç Müslümanlara yapılıyordu. Bazı köleler, ağır işkencelere maruz kaldılar. Bunlardan biri Bilal-i Habeşi’dir. Ümeyye b Halef tarafından öğlen saatlerinde kızgın kumların üzerine yatırılır; sonra da göğsünün üstüne büyük taşlar konularak işkenceye maruz bırakılırdı. İşkenceden kurtulması için Hz Muhammed’in peygamberliğini reddetmesi istendiğinde ise “Allah birdir, birdir.” diyerek cevap verirdi. Hz Ebu Bekir tarafından satın alınıp özgürlüğüne kavuşturularak ağır işkencelerden kurtarıldı.

Ammar b Yasir’in annesi Sümeyye ve babası Yasir uğradıkları işkence sonucu hayatlarını kaybeden ilk Müslümanlardı. Ammar, maruz kaldığı ağır işkenceler sırasında Lat ve Uzza lehine ve Hz Peygamber aleyhine sözler söylemek zorunda kaldı. Müşriklerin elinden kurtulunca Hz Peygamber’in yanına giderek olanları anlattı. Hz Peygamber o sözleri söylerken kalbinde neler hissettiğini sordu. Ammar, iman ile dolu olan kalbinde bir değişiklik olmadığını söyledi. Bunun üzerine Hz Peygamber işkence altında söylediği sözlerin mahzuru olmadığını ifade etti. Bu olayla ilgili olarak ayetler nazil oldu.

by pandoroma