Ey dirayeti kıt kişi! Madem ki kaderi reddetmek, değiştirmek, mahvetmek, ve ona karşı gelmek senin için imkansız O halde sen de kaderde olandan ve Allah’ın takdir ettiğinden başkasını murat etme. Madem ki sana ancak O’nun dilediği şey nasip oluyor. O halde sen de ondan gayri bir dilekte bulunma. O bir şeyi murat etmeyince vuku bulmaz, tamamlanmaz.Öyleyse O’nun murat etmediği bir hususta kendini boş yere sıkıntıya sokma, kalbini sıkıntıya sokma. Her şeyi Aziz ve Celil olan Allah’a teslim et. Tevbe eliyle O’nun rahmetine yapış. İşte bu hal üzere devam ettiğin sürece, gerek kalp gözünden ve gerekse kafa gözünden, dünya sevgisi zâil olur.  Dünyanın meşakkat ve sıkıntıları sana hafif gelir. Nefsinin rağbet ettiği hevaî arzular ve zevkler senin nazarında değersiz şeyler olarak kalır. Onları terketmek sana gayet kolay ve basit gelir. Dünya hayatının sıkıntı ve meşakkatlerinden şikayet etmezsin. Belaların verdiği elemler karşısında tıpkı firavunun eşi Âsiye gibi olursun…

Kaynak: Gavs-ı Azam Seyyid Abdülkadir Geylani’nin Sohbetleri