Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki Kuran-ı Kerim ile meal bir tutulamaz.. Yani meal Kuran değildir.. Çünkü en basit bir İngilizce romanı bile çevirirken, dil yapısı, anlam uyumluluğu, dillerin zenginliği, çevirenin bakış açısı vb. derken birçok kelime değiştirilir, anlam bire bir örtüşmez… Aynı zamanda Kuran-ı Kerim’in katmanlı ve feyiz veren bir yapısı vardır, bunu meallerde bulamazsınız. Kulağa gelen estetikliğinden bahsetmiyorum bile…
Hadi diyelim ki biz bir tuttuk ve meali kendimize rehber edindik, onunla amel ettik… O zaman kendimizin yetersizliğini görürüz. Daha doğrusu Allah’ın Peygamberimizi gönderme sebebini görürüz. Mealde namaz kıl diyor.. Peki biz namazı nasıl kılacağız, namazda neler giyeceğiz, hangi hareketleri yapacağız, hangi sureleri okuyacağız? Bunların hepsinin cevabını Peygamberimiz açıklıyor… Yani Peygembersiz meal düşünülemez, çünkü biz anlayamayıp, Allah korusun yanlış uygulayabiliriz. Peki ben meali kendime rehber edineyim, o arada sünnetler vasıtasıyla anlamaya çalışayım derseniz, hadisler bir derya… Hangi kitaplardaki hadisleri referans alacağız, hadislerin hepsini eksiksiz bilebilecek miyiz( malum her şey bir anda haram kılınmadığı için, mesela içki hemen haram kılınmamış , bazı hadisler bu ışıkta olabilir, bundan dolayı hadislerin kronolojisini de bilmek ve mümkün olduğunca hangi olay içerisinde söylendiğini de bilmek gerekir)… Kısacası bu işe eğer çok fazla zamanınızı ayıramayacaksınız muvaffak olmak çok düşük ihtimal… Bundan dolayı bu işe mealden değil Kuran-ı Kerim’den, bir bakıma ilk ağızdan da diyebiliriz, yola çıkmış, ömrünü bu işe adamış ve birçok bilgin kişinin de referans gösterdiği fıkıh vb kitaplardan okuyup, anlamayı tavsiye ederim.. Zaten insan dinini öğrenip uyguladıkça Kuran-ı Kerim’i hayatına uygulamış ve anlamış oluyor İnşallah…

Unutulmamalı ki Kuran-ı Kerim’i en iyi anlayan Peygamberimiz(sav) Efendimizdir… Sünnetleri ise en iyi anlayanlar evliyalardır…

by pandoroma