Allahu Teala, hakikati kişinin kalbine koymuştur.Sonra da o hakikati nefsani sıfatlarla örtmüştür. Eğer bir kimse nefsani sıfatlarını kalbinden ayırıp atar ve kalbine teveccüh ederse kendi hakikatini bilir. Kendi hakikatini bildikten sonra Allah’ını da bilir. Eğer bir kişi kalbine teveccüh hususunda ısrar etse kendi hakikatini keşfeder. Hakikatini keşfettiği zaman ise Allah Teala’nın esrarı o kişiye tecelli eder. Bilinmelidir ki, müminin kalbi melekut hazinelerinden bir hazinedir. Allah o hazineye letaifi, vahdet ve envarını ve rububiyet esrarını koymuş ve sonra da onlara havatır, nefis, vesvese ve şeytanı musallat etmiştir. Eğer bir kimse kalbini bu musallat olan şeylerden kurtarır ve tertemiz edip basiret gözü ile kalbinin hakikatine nazar ederse, gönül hazinesinden olan letaif, envar ve esrar o kişiye elbette aşikar olur. Ardından tecellileriyle Allah o kulunu mükerrem ve muhterem kılar.

Kaynak: Nasihatler