“Sorunumuz kızımızla ilgili.Ona kardeşinin öldüğünü,aslında daha ziyade ölümün nasıl bir şey olduğunu anlatmakta biraz zorlandık.Özellikle,kardeşinin toprağın altında olması fikri onu tedirgin ediyor.Gerçi kardeşi’nin şimdi cennette yaşadığını anlattık ama yine de onun toprağın altında olmasını kabullenemiyor.

(İç Ses:İşte büyük suskunluğun yaşanmadığı bir aile Maşallah…)

Aslında bizim zorlandığımız şey,bu ruh ve beden ayrımını kızımıza nasıl anlatacağımız…”

Cevaplayıcı,odasının en sevdiği köşesinde duran kutunun yanına giderek kapağını açtı ve içinden bir çift eldiven çıkardı.Sağ tekini sağ eline giydi.Eldiveni taktığı elinin parmaklarını oynattı,masadaki bardağı tuttu,sonra bıraktı,ardından bir kalem aldı eline,bir şeyler yazdıktan sonra onu da masanın üzerine bıraktı.Sonra eldiveni sol eliyle sağ elinden çıkarıp masaya bırakıverdi.Eldiven masaya yığıldı.Sonra yine sağ elinin parmaklarını oynattı,tekrar bardağı tuttu ve masaya bıraktı,yine kalemi eline aldı,onu da bıraktı.

“İşte” dedi cevaplayıcı,böyle anlatabilirsiniz.Benim yaptığım gibi.Eldiven,insanın bedenini temsil ediyor.Parmaklar ise ruhunu.Ölürken sol elimin yaptığı gibi bir melek gelir ve bedeni ruhtan ayırır.Bedenin yaşamı ruha bağlıdır.Eldiveninin hareketinin,parmaklara bağlı olması gibi.Beden,eldiven gibi hareketsizleşir,cansızlaşır,yığılır kalır.Ama parmaklar canlılığını ve hareketini devam ettirir.

“Bu güzel bir benzetme.Ama kızımızı,kardeşinin bedeninin mezarın içinde olması da tedirgin ediyor.Bunu nasıl açıklayabiliriz ona?”

Eldiven benzetmesini benim yaptığım gibi uygulayarak anlatın kızınıza.Sonra eldivenleri alıp bahçeye inin.Küçük bir çukur kazın.Eldiveni çukura yerleştirin,üzerini toprakla örtün.Ve kızınıza şunu sorun:”Eldivenin bu çukurun içinde üşür mü,aaa beni burada yalnız bıraktınız,bana ne olacak der mi?”

Göz yaşarır,kalp hüzünlenir fakat biz Rabbimizin razı olmayacağı bir şey söylemeyiz.(Hz.Muhammed(sav))

Kaynak:Giderken Bana Bir Şeyler Söyle

Not:Yazının üzerinde ufak değişiklikler yaptım,bir yanlışlık varsa bendendir…