Bismillahirrahmanirrahim(Esirgeyen ve Bağışlayan Allah(cc)’ın adıyla)

Yaratılış hikmetinin önümüze koyduğu temel hedef hayatı verimli kılmak, var oluşun amacına uygun bir ömür sürmektir.Oysa gündelik hayatımızın sayısız gündemi var ve bunların her biri bizi alıp bir yerlere götürüyor.Öyle ki gündemimizi çok kere kendimiz belirlemekte zorlanıyor, olayların akışına kapılıp gidiyoruz.

Gerçekten adı konmuş olsun veya olmasın, her birimizin güttüğü genel bir hedef vardır ve sonuçta onu yakalamak için uğraş veririz.Kulluk bilinci,güttüğümüz temel hedefin çevresini kuşatan, onu sisler altında bırakan “yabancı” görüntüleri geri plana atmak ve “gündemi ayıklamak” gerektiğini gündeme getiriyor hep.

Çok kere “küllenme”ye maruz kalsak da hepimizin bir “deruni” yanı vardır ve bu yanımız bizi zaman zaman silkeler, düşünmeye, “tahliller” ve “terkipler” yapmaya yöneltir bizi.Bu deruni yönümüzün hayatımızdaki etkinliğini arttırmak yönünde sergileyeceğimiz çaba, maddi ortama bağımlılığımızı bir ölçüde azaltacak ve bizi “özgür” kılacaktır.

İçinde bulunduğumuzdünya, -canlısıyla,cansızıyla- ışıksız edemiyor.Tıpkı bunun gibi, sırlarını çözemesek de varlığını bilip yaşadığımız iç dünyamız da ışığa muhtaç.Bu ışığın asıl kaynağı fıtrat.Yani insan onu yaratılıştan getiriyor.Onu oluşturan şulenin büyümesi, önümüzü aydınlatacak kıvama gelmesi için “hava”ya ihtiyacı var.

Gözle görülene takılıp kalma,perdenin ötesini görememe,insanın yaşadığı temel risklerden biridir.Bunu belli bir zaman diliminin, belli bir coğrafyanın belli insanları ile sınırlamak mümkün değil.Nuh Peygamber, oğlunu bu uçurumdan kurtaramamanın acısını yaşamamış mı idi?(Nuh,41/45)Son Peygamberin(sav) aldığı şu cevap da daha farklı bir sebepten kaynaklanmıyordu: “Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur.Ölürüz ve yaşarız.Bizi ancak zaman yok eder.”(Casiye,24)Oysa Ku’an bu açmaza düşmeyi önleyecek yöntemi açıkça ortaya koymuştur.’Kendinize,vücudunuzdaki harika sisteme bakın,çevrenize,dış dünyaya bakın,O’nu bulacaksınız.’ Diyor:”Kesin olarak iman edenler/iman edecekler için yeryüzünde ve bizzat kendinizde birçok deliller vardır.”(Zariyat, 20-21)

Güneş bütün insanlara doğar, ama ışığı , perdesini açanlar görebilir…

Kaynak:Pencereyi Işığa Açmak(Doç.Dr.Halil Altuntaş)( Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları)