img-enginnoyanesmaulhusnaduasihq-938

 

Abdullah’ın babası Abdülmuttalib , Zemzem Kuyusu’nu yeniden ortaya çıkarıp onardığı sırada Kureyş’in bazı ileri gelenleri ona engel olmaya çalışmış, onu alaya alıp küçük düşürmek istemişlerdi. O sırada Haris’ten başka oğlu olmayan Abdülmuttalib onlara karşı savunmasız bir durumda olduğundan on oğlu olursa birini kurban edeceğine dair adakta bulunmuştu. Bir süre sonra duası gerçekleşip on oğlu dünyaya geldiğinde gördüğü bir rüyada kendisine adağı hatırlatılmış, o da oğullarından hangisini kurban edeceğini belirlemek için kuraya başvurmuştu. Abdülmuttalib’in Hübelputu önünde çektirdiği kura o sırada en küçük oğlu olan Abdullah’a çıkınca İsaf ve Naile putlarının önünde oğlunu kurban etmeye karar vermiş, ancak buna başta kızları olmak üzere oek çok kişi karşı çıkmıştı. Adağını yerine getirebilmek için bir çözüm arayan Abdülmuttalib kendisine yapılan bir tavsiye doğrultusunda Hicaz bölgesinin meşhur kahininedanışmak üzere Medine’ye, kadının Hayber’de olduğu bilgisi üzerine de buraya gitmişti. Kahin kadın Abdülmuttalib’e örfe göre bir insan diyeti olan on deve ile Abdullah arasında kura çekmesini ve kura develere çıkınca o kadar deveyi kurban etmesini tavsiye etmişti. Mekke’ye dönen Abdülmuttalib, Abdullah ile on deve arasında kura çektirmiş, fakat ilk kura Abdullah’a çıkmıştı. Sonraki kuralar da Abdullah’a çıkınca Abdülmuttalib her defasında deve sayısını onar onar arttırarak kuraya devam etmiş, sayı yüze ulaşınca kuranın develere çıkması üzerine 100 deve kurban etmişti. Böylece çok sevdiği oğlu Abdullah’ı da kurtarmıştı. Bundan dolayı Peygamber Efendimiz sav, hem babası Abdullah’ın hem de büyük atası Hz. İbrahim’in oğlu Hz. İsmail’in kurban edilmekten kurtulmuş olduğunu kastederek “Ben iki kurbanlığın oğluyum” demiştir…

About these ads